MENÜ
SON YAZILARIM
KATEGORİLERİM
ARKADAŞLARIM
MÜZİK TOP 5 İM
Nil-Cok canım acıyo
Miley-When I Look at you
Miley-In the USA
Yalın-gönülçelen
Hepsi-sır
İKONLARIM=)
Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
**********************
< ********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
********************** Myspace Icons From Freeglitters.com
**********************
< **********************
< **********************
< **********************
< **********************
< **********************

Çeşnili Közlenmiş Kırmızı Biber

22/11/2009 · Kategori: yemek

Çeşnili Közlenmiş Kırmızı Biber

 

Değerli okuyucularım size çok lezzetli bir ezmeyi sunmak istedim.Çeşnili közlenmiş kırmızı biber! :)

 

Çeşnili Közlenmiş kırmızı biber tarifi

 

Malzemeler

Kırmızı biber (közlenmiş)
Biber dolgulu yeşil zeytin
Sumak
Pul biber
Tuz
Zeytinyağ
Limon

Hazırlanışı

Közlenmiş biberleri doğrayın. Biberleri halka halka kesip ekleyin. Diğer malzemelerle karıştırın. İster kahvaltıda isterseniz başka öğünde tüketebilirsiniz. Afiyet olsun.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Profiterol Yapımı

22/11/2009 · Kategori: yemek

PROFİTEROL

 

Arkadaşlar benim en sevdiğim tatlının tarifini size sunucam.

 

 

Malzemeler

1 su bardağı su
1 su bardağı un
125 gr margarin
3 adet yumurta

Kreması için
2,5 su bardağı süt
3 yemek kaşığı un
1,5 çay bardağı şeker
1 adet yumurta
1 paket vanilya

Üzeri İçin

1 paket hazır çikolata sosu ya da benmari usulü eritilmiş 80 gr bitter çikolata

Hazırlanışı

Küçük bir tencereye 1 su bardağı suyu ve margarini koyarak kaynatın. Daha sonra 1 su bardağı unu ekleyerek iyice karıştırın. 2-3 dakika karışımı sürekli karıştırarak pişirin. Ocağı kapatarak 10-15 dakika hamurun soğumasını bekleyin.
Hamur biraz dinlendikten sonra 3 adet yumurtayı hamura yedirmemiz gerekiyor ancak bu noktada önemli bir ayrıntı var. Yumurtaları teker teker hamura kırın ve birini iyice yedirmeden diğer yumurtayı kırmayın. Yumurtaları hamura iyice yedirdikten sonra yapışkan bir hamur elde etmiş olduk. Bu kısım biraz yorucu oluyor ama hamurun kabarması için iyice karıştırmış olmanız gerekiyor. Yumurtaları yedirdikten sonra hamuru 10 dakika dinlendirin.

 

   Daha önceden 180 derecede ısıttığımız fırına hamuru sürün. üzeri kızarana kadar yaklaşık 40 dakika pişiriyorsunuz.

   Hamurlar piştikten sonra kremasını hazırlayın. Vanilya hariç diğer malzemeleri bir tencereye koyarak kremayı pişirin. Kremayı ocaktan aldıktan sonra vanilyasını ekleyerek karıştırın.

  Profiterolün  pişen hamurlarını ikiye bölerek ya da varsa krema sıkma torbası ile içlerini krema ile doldurun ve tepsiye dizin.

  Tüm profiterolleri doldurduktan sonra üzerine çikolata sosunu ya da benmari usulü erittiğiniz çikolatayı gezdirin. Afiyet olsun..

   Not: Benmari usulü çikolatayı şu şekilde eritiyorsunuz. Çikolatayı ısıya dayanıklı bir kaba koyarak kabınızı kaynamakta olan suyun içine koyuyorsunuz. Çikolata su ile tema etmeyecek şekilde. Çikolata sıcak sudan aldığı ısı ile eriyecektir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Gençlik dizisi:Kavak Yelleri

28/10/2009 ·

Gençlik dizilerinin miladı: Kavak Yelleri



Heygirl, ekim kapağında Türkiye’nin en sevilen gençlik dizisi “Kavak Yelleri”nin dört as oyuncusunu bir araya getirdi.Ve Sarp Apak, Pelin Karahan, Aslı Enver ile İbrahim Kendirci bir araya gelince, eğlence kaçınılmaz oldu. işte 80’lerin renkli dünyasına kadar uzanan o keyifli röportaj..


- Sarp’ın diziye dahil olması size nasıl bir enerji getirdi?

- Pelin: şahane oldu. Sanki uzun zamandır birlikteymişiz gibi...

* Sarp, senin açından “Kavak Yelleri” ve ekibi nasıl?

- Sarp: Çok fırlama, soğukkanlı bir sahtekarı canlandırıyorum. Bu rolü oynamaktan çok keyif alıyorum. Herkes çok tatlı. ıbrahim’le kavga ediyoruz ama...

- Aslı: Tam tersi yakın arkadaş oldular!

* Erkekler hemen kaynaşıyor zaten!

- İbrahim: Erkekler çabucak ortak nokta bulabiliyorlar. Bizim de ortak noktamız Playstation ve Beşiktaş oldu.

ÜNLÜ OLMAYI GÜZEL BİRŞEY SANIYORLAR

* Dizide neler oluyor? Geleceğe ışınlandınız, değil mi?

- İbrahim: Evet, üç senelik bir sıçrayış yaptık. Bu büyük değişimler için iki sezona ihtiyacımız olacaktı ve hikaye trajik bir şekilde devam edecekti. ışimiz romantik-komedi olarak geçiyor. O tadı yakalamak için üç sene sonraya gittik.

* Gençlik dizisi furyası var şu anda...

- Pelin: Öncülük ettik onlara.

- İbrahim: “Kavak Yelleri”nden önce ve sonra durumu var. Bu işte bir milat olmak bizi mutlu ediyor elbette.


* Hiç hayranlarınız size, “Ben nasıl şöhret olabilirim?” diye soruyorlar mı?

- Pelin: Evet, tabii. Ünlü olmayı çok güzel bir şey sanıyorlar, ama o kadar zor ki.

- Aslı: Küçük yaştan itibaren bir şey seni sürekli dürtüyor. Eğer başlayabilirsen, dünyanın en mutlu insanı oluyorsun. “Hayatım boyunca bu işi yaparım” diyorsan, mesleğini buldun demektir.

SYLVESTER STALLONE’U BABAM GİBİ SEVERDİM

* Bu sene giyim kuşamda 80’ler moda. Size giydirdiğimiz kıyafetleri de bu konsepte göre seçtik. O dönem hakkında neler düşünüyorsunuz?


- Sarp: 81 doğumluyum, şuurumun kendine gelmesi 89... Ama o dönemdeki fotoğraflara baktığımda, o yılların kendine has bir tarzı olduğunu görüyorum.

- Pelin: Annem giyim kuşamına çok meraklıydı ve giysilerini saklardı. Ona “Bunlar çok demode, neden saklıyorsun, atalım” dedim. şimdi çok pişmanım. O ayakkabılar, giysiler şu an bir hazine!

* 80’ler denince aklınıza gelen şeyler neler?

- Aslı: Vatka!

- Sarp: Turgut Özal...

- İbrahim: “Thriller” Michael Jackson. Başka şey dinlemiyordum.

- Pelin: Benim için “Cesur ve Güzel” ile “Yalan Rüzgarı” vardı.

* O yılların filmlerini hatırlıyor musunuz?

- Aslı: “E.T”yi ve Stephen King’in romanından uyarlanan “It” filmini unutamıyorum. Palyaçodan hâlâ korkuyorum.

- İbrahim: “Geleceğe Dönüş” ve “Rocky Balboa” tabii ki. Ben Sylvester Stallone’yi çok seviyorum. Bana çok sempatik geliyor, sanki babammış gibi.

CEP TELEFONLARI ELEKTRONİK TASMA

* Teknolojinin bu kadar gelişmediği zamanlarda aşk daha mı güzeldi acaba?


- Aslı: Daha masumdu bence.


*Facebook’la aranız nasıl?

Sarp: Benim yok.

Aslı: Benim de yok, çocuklara randevu veriyorlarmış oradan sakın inanmayın.

İbrahim-Pelin: Bizim de hiç alakamız yok.

Sarp: Benim adıma kızlara, “Öğlen saat 12’de buluşalım, ama güzel değilsen gelme” gibi şeyler yazıyorlarmış! Aman arkadaşlar, sakın inanmayın, o ben değilim!

- İbrahim: Teknolojiden anladığım Playstation 3! 4 çıkarsa ona geçerim.

- Aslı: Iphone’uma pembe kapak alabiliyorsam, benim için yeterli.

* Jetonlu telefonlarla sevgilinizi aradığınız günler...

- İbrahim: Çok güzel! Buluşma yeri belirleyip onu orada beklersin. Cep telefonu yok çünkü. Özlem duygusu çok güzel bence, o ortadan kalkmamalı.

- Sarp: Cep telefonu için “teknolojik tasma” deniyor. Bence çok doğru. Biri sizi arayıp tasmanızdan çekebilir hemen.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Kavak Yelleri

3/10/2009 ·

Kavak Yelleri'nin Mine'si komiklerden yana...


Kavak Yelleri dizisinin Mine'si Aslı Enver, geçtiğimiz akşam katıldığı Saba Tümer'le her gece programında komik erkek sevdiğini söyledi. Erkeklerin görünüşünden ziyade, espri ve zeka yeteneğini önemsediğini söyleyen Aslı Enver, espri yapabilmek zeka göstergesidir ve zeka da bir erkekte oldukça çekici bir şeydir dedi. Ben de katılıyorum doğrusu; güzel ama aptal bir erkektense, idare eder tipte ama zeki bir erkek çok daha eğlenceli olabilir...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Melekler korusun

3/10/2009 ·

Mercek Altında: Melekler Korusun


Arkadaşlar bazı diziler var ki çok severek izliyoruz. O dizileri ve dizi oyuncularını örnek alıyoruz, hayat tarzımız yapıyoruz... İşte bu nedenle bizim için hoş olan birkaç diziyi mercek altına almak istiyorum. İlk dizimiz bu gece 34.bölümüyle karşımızda olacak olan MELEKLER KORUSUN... Bakalım dizinin iki yıldız oyuncusu neler anlatmış;)


Adlarında teklesek de simalarını gözümüz ısırıyor. Özge Özpirinççi ile Alper Saldıran ‘Melekler Korusun’ dizisinin ışıklı oyuncularından. Fazladan tüyo: Kızın dizi annesi Hümeyra, oğlanın reklam validesi de pencere açıp mouse kopartan biçare kadın!
Hikâyenin orta yerinde, annesinin aşırı korumacılığı altında, bir kasabada oyunculuk rüyasıyla büyüyen, sınavlara kaçak girip konservatuvarı okumak için de annesini güç bela ikna eden İpek var. Saf, naif, her şeye inanmaya hazır... Yanı başında, “İstanbul’da okuyacaksan el ele diz dize olacağız” diyen sıkı anne ‘Melek’...
‘Gurbette okuyan tüm kızlara ve annelerine’ diye yola çıkan, Show TV’nin, TIMS yapımın elinden çıkan dizisi ‘Melekler Korusun’un annesi Hümeyra’yı tanıyoruz. İpek ve İpek’in yeni dünyasındaki genç karakterlerin arkasındaysa, ekranın taze yüzleri saklı. ‘Melekler Korusun’un İpek’i Özge Özpirinççi ve konservatuvardan arkadaşı, ona abayı da yakmakta olan Barış’ı canlandıran Alper Saldıran; 20’li yaşlarının ve oyunculuk kariyerlerinin başındalar.
Her ikisinin de yüzlerine ilk dizilerinden, reklam filmlerinden bir aşinalığımız vardı. Sohbete koyulduk, girdikleri dünyada boğulmadan yüzmeye çalışan, hani şu eski bilgisayar oyunundaki gibi ‘pacman’lerce yenilmemeye çalışan iki genç oyuncuyla tanıştık...

Nasıl başladı ekran macerası, oyunculuk hevesi??
Alper Saldıran: Yuvada... Sekiz piyesin yedisinde ben oynardım. Yeteneğe yönlendirmede zayıf bir eğitim olduğu için, Marmara Üniversitesi’ne girene kadar durdum. Müzikle ilgilendim, elektro gitar, keman çaldım, şimdi trompet çalıyorum. Lisede turizm okudum. 2000’de Conrad Otel’de bellboy’luk stajı yapıyordum, odaya eşlik ettiğim biriyle muhabbete başladık, reklam yönetmeniymiş. “Ben de oynamak istiyorum” dedim ve Coca Cola’nın Azerbaycan reklamında oynadım. Marmara Üniversitesi’nde tiyatro kulübüne girdim. İki sene ‘Konservatuvar sınavlarına girsem mi?’ diye düşündüm. Televizyonda da çalışıyordum, bayağı bir reklam filmi vardı: Kent şekerleri, Coca Cola, Rock’n Coke... O arada Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nde en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü aldım. Jüride, Şehir Tiyatroları’ndan Hülya Karakaş vardı. Tiyatro okumak isteyip istemediğimi sordu, tekst seçmede yardımcı oldu. Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Tiyatro Bölümü’nü burslu kazandım. Üçüncü sınıftayım.
Özge Özpirinnçi: Oyunculuk benim için de çocukluktan geliyor ama Alper’inki gibi akademik bir hayat değil. Lise 2’de AFS ile Amerika’ya gitmiştim. Orada tiyatroyla tanıştım. Lise sonda Türkiye’ye döndüm. Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Bölümü’nü kazandım. İkinci sene Erberk Ajans’a yazıldım. Reklamlarla başladı. Mezuniyete yakın, ‘Cesaretin Var mı Aşka?’ dizisi geldi. ‘Kavak Yelleri’nde de Ada’yı oynadım. ‘Kavak Yelleri’ için görüşmeye gittiğimde ‘Melekler Korusun’ için de benden audition aldılar.

Abiniz de sinemayla ilgileniyormuş. Etkisi var mı üzerinizde?
Ö.Ö.: Kesinlikle. Abim benden yedi yaş büyük, Amerika’da sinema televizyon okudu. Sürekli kısa filmler çekerdik. Çok eğlenceli bir çocukluktu. Çok üretkendir. Onun başrolüydüm! Babam “Kızım yapma, gir bir uluslararası şirkete” diyordu. Kafamda şöyle bir şey vardı; üniversiteden mezun olacaktım. Babama, New York’a gidip güzel bir master yapacağımı söyleyecek ama orada oyunculuk kurslarına katılacak, bir yandan da çalışacaktım. ‘Cesaretin Var mı Aşka?’ olunca olmadı.

Hümeyra’nın canlandırdığı anneninki gibi ‘Bu âlemlere dalınca çocuğum kötü yola düştü demektir’ endişeleri oldu mu?
Ö.Ö.: Sektörle alakam olmadığı için, babam bir korktu. Bir basın danışmanıyla çalışmaya başladım. Bodoslama girerseniz yiyorlar adamı. Çatır çatır...
A.S.: ‘Pacman’ler vardı ya eskiden, tak tak tak herşeyi yerlerdi. Öyle bir dünyada yaşıyoruz.

Çocukluğunuzda izlediğiniz filmlerden, sizi büyüleyen figürler var mı?
Ö.Ö.: Abim sinema delisi olduğu için evde 450 tane VHS kaset var. Yabancı filmlerle büyüdüm. Leon’dan çok etkilenmiştim. Natali Portman’ı gördüm, “Bu olacağım!” dedim. Abim bana Matilda derdi o zamanlar.
A.S.: Fellini’ye hasta oluyorum. Keşke ölmeseydi, giderdim yanına. “Bak bende de senin gibi bir mizah var” derdim! Çok spesifik bir mizah anlayışı var. İtalyan sinemasını çok seviyorum.

“Ne mail’i anne ya!”
Oynadığınız reklam filmi hayli eğlenceli bulundu. Teknolojiye uzak anne-oğul ilişkisi size ne kadar yakın?
A.S.: Anneyi oynayan Şebnem Dilligil’le iyi bir anne-oğul olduk. Var böyle bir şey, annem “Mail’ime bakacağım” diyor mesela... Ne mail’i anne ya, git mektuplaş! Teknoloji bilmeyen birine bilgisayar, cep telefonu öğretmek gerçekten sıkıcı.
Ö.Ö.: Abim 10 senedir yurtdışında olduğu için annem kendi kendine öğrendi.
A.S.: Benimki de sonra kendi kendine öğrendi. Bir bakıyorum, bilgisayarın başında mail’lerine bakıyor.

İpek’in gurbet hissi tanıdık...
Ö.Ö.: Gurbette olmak çok büyük bir kültür şoku. O hissi Amerika’da yaşadım. Amerika’nın ortası geçmişe tıkılı kalmış, çok bağnaz. İstanbul’da yaşadığıma bin kere şükrettim orada. Bir ailenin yanında yaşamaya gitmiştim, çok mesafelilerdi. İlk birkaç ay her gece ağlıyordum. Anneme ‘Dönmek istiyorum’ diye yalvarıyordum.
Ailenizi haftada bir arayabiliyorsunuz, internet yok. Annem arıyormuş, kadın söylemiyordu. Gerçekten İpek gibi oldum. Sürekli ‘Hadi Özge yaparsın’ diyordum. 16 yaşındasınız bir de! Ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim. İpek’in macerasına benziyor ama onun kadar cesaretli değildim.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::